İslam’ın Süreklilği ve Bizim Genel Durumumuz

                                                     İslam’ın Süreklilği ve Bizim Genel Durumumuz



                  Yaratıcı’nın Çoklu Evrenler'deki her varlığı bir amaç uğruna yarattığı bilinen bir gerçektir. Yaratıcı her kainatı farklı kod dizileri olarak programlamış ve bu yüzden kainatların mahiyeti birbirinden farklı olmuş olabilir. Peki kainatların ilk yaratıldıklarında sahip olduğu fıtri özellikler belirli değiştirilemez sınırlara sahipse mucizeler ve kerametler bu yazılımın noksanlığı mıdır yoksa kainatlar programlanırken başlangıçta ezeli ve ebedi ilme sahip olan Rabb tarafından belirli zaman ataması yapılan ama bizim bir etkileşim üzerine Rabbimizin ceza veya ödül olarak nasip ettiği şeyler olarak adlandırdığımız mevhumlar mıdır? 


                  Kur'an'da tasvir edilen Rabb kimliği üzerinden değerlendirirsek Rabbimizin dünyevi değişikliklerle öfkelenip musibet verdiği veya takdir edip ödüllendirdiği fikrinin aslında gerçekle bağdaşmadığı görülür. Dolayısıyla da işin gerçeği Rabbimiz her şeyi ince ince başlangıçta kodlamış ve kod satırlarından ibaret olan Çoklu Evrenler'i yaratmıştır diyebiliriz. 


                 Geldik şimdi yazarın bunu belirtmekteki muradı neydi sorusuna. Özetle şu çıkarımı da net bir şekilde yapabiliriz: 


                 Dünya’da görülen hiçbir olay aslında Yaratıcı’nın kod satırlarına müdahalesi sonucu olmaz yani buradan da anlaşılacağı gibi hepimizin kaderleri ta ilk yaratılıştan beri belirlidir. Buradan başka bir çıkarım imkanı da doğar: “Yaratıcı o kadar azamet sahibidir ki bize göre en önemli sayılabilecek şeyler bile Rabbimizin düşüncesini değiştirmez.” 


                 Bu son çıkarımın bizi taşıyacağı sonuç ise biz insanların Yaratıcı nezdinde ne kadar değerli olduğumuz olmalıdır şöyle ki Rabbimiz bu kadar azamet sahibi olmasına rağmen insana ne kadar kıymet verdiğini her fırsatta Kur'an-ı Kerim'de vurgulamıştır. Mesela melekler Rabbimiz, biz Rahmân'ı zikrederken yeryüzünde fesat çıkaracak bir topluluk mu var edeceksin, oysaki bizler yalnızca sana hamdeder ve senden yardım dileriz dedikleri zaman onlara Ben sizin bilmediklerinizi bilirim diyerek insanı alemlere üstün kılmıştır ve Adem ile Havva’yı yaratmıştır. 


                 Bununla birlikte Kur'an'da biz insanlara bu kadar ehemmiyet verilirken Rabbimizin bunu herhangi bir latife olarak söylemediği açıktır. Bu kadar ehemmiyet verilen bir varlığın Allah'ın emirlerine itaat etmemesi gerçekten cezayı hakeder ve o yüzden Cehennem azabı da insana verilebilecek bir ceza olmuştur. Hatta İblisin insanın kendisinden üstün olduğunu kabul etmemesi de bu bağlamda değerlendirilebilir. Yaratıcı’nın bütün âlemlere üstün kıldığı insana değer atfetmemek de bu yüzden çok sakıncalıdır. 


               Kaldı ki insana zarar vermek cezanın en büyüğünü çeker ve insan hakları bu yüzden de önemlidir.


               Çoğu kişi duymuştur: Hz. Ömer bir adalet timsali gibi kul hakkına çok ehemmiyet veren bir kişidir. Ama bunu yorumlamak kritiktir. Peygamberimiz(sav) in sünnetine uyarak adaleti bu kadar ön planda tutmuştur. Peki Peygamber Efendimizin sünnetinde adaletin en mühim noktası nedir? Kul hakkına riayet etmektir. 


               Bazı çevreler Madem İslam için cihat yapılabiliyor, o zaman İslam kaostur yaklaşımı geliştirebiliyorlar ama bu noktada cihadın sadece toplumu kaosa sürükleyen kişilere karşı yapıldığını söylediğimiz zaman da Bunlar klasik bilgi yığını, uygulamada işler öyle yürümüyor diyorlar. 


               Aslında İslâm’ı Kur'an ahlakıyla uygulayabilse insanlar, bunun minimum düzeye indiği görülecektir ama birtakım yorumlar dini aslından uzaklaştırmaktadır. Günümüzdeki daha çok İslam’ın doğru temsilcisi olma halini paylaşamayan Müslümanlar birbirlerine karşı çok saldırgan bir tutum izlemektedir ama bunun dinin emirleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Din okumayı, öğrenmeyi ve tefekkür etmeyi tavsiye eder. 


              Yani İslam’ı tam olarak temsil edemiyoruz ve İslam da kendine yeni temsilciler arıyor. Günün sonunda İslam kendi yolunu bulur ama bu payede yer almak bizim elimizde. 


              Lütfen, “Oku!” ayetine uygun hareket edelim. Bu konudaki karşı görüşü olanlar yorumlarda belirtsin ki bir münazara ortamı oluşsun. 


Yazan: Emre Pelit 

Yorumlar

Popular letters

Her Şeyin Teorisi

Kuantum Mekaniği Üzerine Bir İnceleme

GÖKYÜZÜNDEKİ KUSURSUZ AHENK

Yaratılışın Başladığı Yer: Kalp

Zamanın Akışı Paradoksu