Hepimiz Bilgisayar Oyununun Karakterleriysek Niçin Dünya’ya Gönderildik

                                                   Hepimiz Bilgisayar Oyununun

      Karakterleriysek Niçin Dünya’ya                        

                                     Gönderildik



       Belki de önceki yazımdan etkilenen birileri olmuştur ve için için düşünüyordur: “Hepimiz Yaratıcının bilgisayarında birer Pokemon’sak Yaratıcı bize niye değer veriyor?” Bu soru çok kapsamlı ve her şeyi bitirebilecek bir soru olma potansiyeli taşıyor ama gelin bu soruyu elimizden geldiği ölçüde cevaplamaya çalışalım: Esasında her birimizin Elest’teki ruhumuzun kontrol ettiği dünyevi bedenlere sahip olduğunu ve  Elest’teki ruhun dünyevi bir meta(varlık, oluşum) olan bedeni nasıl kontrol ettiğine bağlı olarak aslında ruhun ödül veya cezaya muhatap olacağını anlatmıştım önceki yazımda. 

Zaten o yüzden dini literatürde Cennet tasvirleri yapılırken nehir alegorisi kullanılmış ve sanki bilgiden münezzeh tutulmuş kişilere anlatır gibi orada çeşitli ağaçlar ve dünyadan betimlemelere yer verilmiştir. Aslında biraz düşününce Elest’teki ruhun suya da, ağaca da ihtiyacı olmaması gerekir. Peygamber Efendimiz(sav) bunun anlaşılamayacağından endişe ettiği için hadislerde de dünyadan betimlemeler yaparak Cennetteki nimetlerin dünyadaki hiçbir nimetle denk olmadığını ve Cehennemdeki azabın da aklın tasavvuruna sığmayacağını birçok hadiste belirtmiştir. 


Yani Hz. Musa(as)’ın anlattığı Cennet tasviri de buna benzemektedir ama Yahudiler bunu aslından kopararak Armageddon gibi bir hurafe uydurmuşlardır. Aslında burada kastedilen Cennet’teki ortamdır. Yani herhangi bir soya sopa bağlı değil, aksine ırkçılık karşıtı bir düşüncedir. Allah’ın kulları yaratılışları itibariyle eşittir yani herhangi bir kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. 


Hatta bazıları Hz. İbrahim(as)’ın çocukları arasında ayrım yaparak İshak ve İsmail Peygamberlerin arasında da ayırdım gözetmektedirler. Aslında tüm insanlar eşittir. Siyahinin beyaza, sarışının esmere bir üstünlüğü yoktur. Bu açıdan bakınca da Cennet’te Allah’ın kulları birbirlerine kardeşleri gibi bakacak ve hiçbir ayırdım gözetilmeyecektir. Sonuç olarak Armageddon hurafesinden kastedilen aslında Cennet’teki Allah’ın kullarının kardeşliğidir. 

Orada Allah’ın kulları Allah’ın yarattığı her şeye saygı duyacak ve sevgi besleyecektir. Uzun lafın kısası Allah’ın yarattığı her şeye derin saygı duyarak sevmeye çalışmak hepimizin birinci önceliği olmalıdır. Eğer tüm insanlar bunu başarırsa zaten bu dünyanın Cennet’ten farkı kalmaz. 


İşte bizim de yaratılış gayemiz Allah’ın sevgi besleyeceği kullar olmak veya bu doğrultuda yol almaya çalışmaktır. 


Yazan: Emre Pelit


Yorumlar

Popular letters

Her Şeyin Teorisi

Kuantum Mekaniği Üzerine Bir İnceleme

GÖKYÜZÜNDEKİ KUSURSUZ AHENK

Yaratılışın Başladığı Yer: Kalp

Zamanın Akışı Paradoksu