Yapay Organ Nakli Etiğe Uyar Mı ve Varlıksal Analiz

                                                     Yapay Organ Nakli Etiğe Uyar Mı ve Varlıksal Analiz





          Birçoğumuz organ kaybı yaşadığında ve organ nakli imkanı olmadığı durumda laboratuvar ortamında üretilen yapay organların vücuda entegre edilmesine karşı çıkar. Peki gerçekte yapay organ nakli yapılan kişide sorun teşkil edebilecek bir şey olur mu yoksa sadece bizim yoktan yere ürettiğimiz şüpheler mı bunun böyle hissedilmesine neden olur?


          Ben kendi görüşümü ve neden böyle düşündüğümü açıklamaya çalışayım. Aslında kötü diye nitelendirilebilecek hiçbir şey olmaz çünkü bedenlerimiz aslında Elest Bezmindeki ruhumuzun kontrol ettiği ve belirli sınırlara indirgenmiş bir oluşumdur. Bunu önceki bloglarımda derinlemesine belirttim ve isteyen yardımcı olması için onlara da bir göz atabilir ama ben yeniden de açıklayabilirim. 

   

           Yasin suresi 52. ayette şöyle bir parça geçer ve öldükten sonra diriltilen insanların “Eyvah, bizi kim uykumuzdan uyandırdı, demek Rahmân’ın indirdiği kitap doğruymuş, Resuller doğru söylüyormuş!” diyecekleri yazılır. Bunun anlamı aslında ruhlarımızın Elest Bezminde uykuda olduğu ve şu anki yaşadıklarımızın onun bir rüyası olduğudur. Bu yönden bakarsak aslında bedenlerimiz sadece ruhumuzun bağlantı kurarak seçimler yaptığı ve bu seçimler üzerinden hesap vereceği şeklinde yorumlanabilir. 

   

           Bununla birlikte eğer bu bakış açısıyla bakarsak her bir ruhun da farklı rüyalar gördüğü yani aslında paralel evrenler dediğimiz şeyin yaratılan her ruh adedince sonsuz sayıda olabileceği çıkarımını yapmamız da mümkündür. Yani yaratılış aslında her ruhun tek bir mevcudiyet halinde tek bir kâinatta nasıl davranacağını ölçmek olarak değil, her ruhun sonsuz sayılabilecek farklı mevcudiyet halinde nasıl davranacağını ölçmek için yaratılmış ve yaratılan her ruh için sonsuz sayıda kainatın var edildiği bir Çoklu Evrenler düzeneği de olabilir. Bu açıdan bakınca aslında rüyalarımızın sadece bir zihin yanılsaması olmayıp ruhumuzla bağlantı kurarak ruhun diğer kainatlardaki bedenleri nasıl yönettiğini görmemiz için birer bağlantı kapısı da olabilir.

            Bu açıdan bakıldığında rüyaların neden uyurken görülebildiğini ve sanrı kavramının o kadar da yabana atılacak bir kavram olmadığını da yorumlayabiliriz. Mesela neden sanrı görenler bu dünyadaki gerçeklik algısını hepten kaybetmez de eşzamanlı olarak farklı bir kainatta da olduğunu hisseder? Veya halüsinasyonlar neden aklı başında insanlarda da görülür? 


           Aslında insanları imtihan etmek amacı taşıyan Rabbimiz neden bizleri tek bir kimlik ve kişilikte deneme ihtiyacı duysun? Gerçekte Rabbimiz her şeye kadir olduğuna göre neden her insan sonsuz farklı durumda imtihan edilmesin? İnsanlar olarak yaşadığımız her şeyi gerçek kabul edelim zaten ama tek gerçek neden içinde yaşadığımız kâinat olsun? 

  

           Aslında düşündükçe bazı şeyler yerine oturuyor, aslında Elestte ruhlarımız yaratıldığında her ruh sonsuz sayıda kainattaki sonsuz farklı bedenin kontrol edicisi olmuştur ve rüyalarımız aslında diğer kainatlardaki bedenlerimizin yaşadıklarını bir süre gözlemlemektir.


           Farkındasınızdır, daha önceki yazılarımda belirttiğim Solucan Delikleri’nin bağlantı kurduğu diğer kainatları tarif etmiş oldum. Ama diğer kainatlara gidebilmek için tek başına Solucan Delikleri yeterli olur mu, onu ben de bilmemekteyim. 


           Sonuç olarak şunu iyice aklımıza yerleştirmeliyiz: “Hayat bu kâinattan ibaret değildir ve Rabb tasavvur edebileceğimizden çok daha büyüktür. 

  

           Yaratıcının mutlakiyeti bunu şart koşar. Anlaşılmayan yer varsa yorumlarda belirtebilirsiniz


Yazan: Emre Pelit 

Yorumlar

Popular letters

Her Şeyin Teorisi

Kuantum Mekaniği Üzerine Bir İnceleme

GÖKYÜZÜNDEKİ KUSURSUZ AHENK

Yaratılışın Başladığı Yer: Kalp

Zamanın Akışı Paradoksu