İnsan Zihninin Gelişim Yolları ve Günümüzdeki Buna Engel Olan Unsurlar
İnsan Zihninin Gelişim Yolları ve Günümüzdeki
Buna Engel Olan Unsurlar
Çoğumuz düşünmüşüzdür: “Zihnimizin gerçek Kapasitesi nedir, en fazla ne kadar gelişebilir?” diye, madem ki nöron üretimi hızlanıp yavaşlayabiliyor, o zaman bunun maksimum hızda gerçekleşmesi durumunda ömrümüzün sonuna kadar ne kadar beynimizin sınırlarını geliştirebiliriz sorusu önemli bir sorudur. Bu kapsamda kafamızın büyüklüğü acaba bu imkanla ilgili midir? Nöronların küçük mevcudiyet halini düşündüğümüzde aslında standart bir kafatasının nöron taşıma kapasitesine bir sınır çizmek zordur. Yani aslında beynimizin kapasitesi klasik bilgisayar disklerinin kapasitesinin çok üzerindedir. Beynimiz biz onu geliştirme çalışmaları yaptığımız ölçüde sınırsız kapasitede gelişebilir. Nöron üretimi tek başına bir şey ifade etmez ama her bir veri yolu nöronlarla modellenebilir. Dolayısıyla da aslında sonsuz kapasiteye sahip beyinlerimiz vardır diyebiliriz.
Peki günümüzde bunu kısıtlayan unsurlar nelerdir?
Bu konu çok önemli bir yere oturur. Aslında biz güncel hayattaki insanlar genellikle tek bir konu başlığı üzerine odaklanırız ve Yeterli Bilgi arayışındayızdır. Odaklandığımız konunun bilmediğimiz bir detayını keşfettiğimizde “Daha bir konuyu tam öğrenememişken diğer bir konuya hiç başlamiyim.” diyerek bilgi akışını o noktada keseriz. Oysaki aslında her konudan bilebileceğimiz kadarını öğrenmeye çalışsak daha efektif bir öğrenme stratejisi uygulamış oluruz. Bu yönden bakıldığında nöron üretimini maksimize eder ve daha fazla konuyu özümsemeye çalışırsak aslında çok daha fazla kapasitemiz olduğu görülecektir.
Peki beynimiz her şeyi doğru yapsa en fazla ne kadar gelişebilir?
Bu konunun karşılık bulduğu yer Hz. Muhammed(sav) in hayatı ve davranış biçiminde gizlidir. Allah Peygamber’in zihnini tam kapasiteyle çalıştırmıştır ve sünnetler bu yüzden çok önemlidir şöyle ki sünnetler aslında tam kapasite çalışan bir beynin hangi durumlarda hangi davranış mantığı ile hareket edebildiğini göstermesi açısından çok kritiktir. Yani Peygamber Efendimizin(sav) yaşadığı koşulları birebir yaşamasak da sünnetler ekseninde onların mantığını ve metodolojisini birebir uygulayarak beyin kapasitesini sınırsız mertebede kullanan birinden beklenen davranış tarzını hayatımızda tatbik edebiliriz.
Bu kapsamda sünnetlerin doğru öğrenilmesi ve aktarılması önemli yer tutar. Dolayısıyla üzerinde uzlaşma olan hadisler bu yönüyle de kıymetlidir.
Yani bir beyin piramidi yaparsak Peygamber Efendimizin(sav) beyni tüm eksiklerden arındırılmışken bizlerin beyni bizim eklediğimiz bilgilerle sürekli gelişim sürecindedir. Bu yönden her konuya ağırlık vermek önemlidir.
Yazan: Emre Pelit
Yorumlar
Yorum Gönder
You can say your thoughts completely free. Never be agraid of anything.