Fıtrat Aslında Varlığa Nasıl Engel Olur
Fıtrat Aslında Varlığa Nasıl Engel Olur
Bazıları düşünebilir: Madem ruh aslında Elest Bezminde uykuda bekliyor, o zaman nasıl oluyor da dünyada bedenlerimiz hareket edebiliyor? Aslında Yaratıcı fıtratla ruhun etkileşime girmesi sonucunda hangi sonuçların olabileceğini görmek için Çoklu Evrenler’i yaratmış olabilir mi? Genel olarak madde entropiye meylederken ruhun tevhid inancına meyletmesinin sebebi nedir? Ruh bedene hangi yolla bağlıdır? Sonsuz ilim sahibi Yaratıcı en baştan her şeyin nasıl olacağını belirlediyse biz insanların cüz’i irademizle verdiğimiz kararlar sonucunda bizleri niçin Cehennem gibi bir mevhumla yüzleştirir?
Bu soruların cevabını verebildiğimiz ölçüde vermeye çalışalım:
Ruh en başta belirli karakterler üzerinden yaratılmıştır ve ruhun dünyadaki bedenlerimizle arasındaki bağ kuantum dolanıklılık bağıdır. Bu yüzden aslında ruhumuzla bedenimiz arasında bağlantı olmasına rağmen aslında ruhla beden farklı şeylerdir. Bedenimiz ruhumuzun karakterini yansıtan birer avatar gibi hareket edebilirler ruhun bir yönetim sistemi gibi oradan oraya koşturmasına gerek yoktur.
Dahası başlangıç karakteri Yaratıcı tarafından programlanmış olan ruhumuzun dünyada hangi olasılıklarda davranışının ne olacağı Yaratıcı tarafından bilinmektedir. Bu yönden aslında kaza dediğimiz bizim cüz’i irademiz de Rabbimizin kontrolü altındadır. Yani bizim cüz’i irademiz Yaratıcı tarafından ayarlanmadığı düşüncesi safsatadır. Bu yönden kader inancına karşı çıkanlar yanılmaktadır. Aslında kaza, kader vb. her şey Yaratıcı tarafından bilinmektedir.
Ve aslında Yaratıcı Çoklu Evrenler'i her ruhun farklı pozisyonlarda nasıl varlığını sürdürdüğünü görmek için yaratmıştır. Bu yönden aslında ruhlarımızın kontrol ettiği her beden arasında dolaylı yoldan bir bağlantı olduğu düşünülürse bizim bu kâinattaki yaptıklarımız aslında ana kaynak olan ruhumuzun karakterini de etkileyebileceği için Çoklu Evrenler’deki her bir bedenimizin ne yapacağıyla ilişkilidir ve o yüzden bu dünyada yaptıklarımız bir kat daha önem kazanır.
Çoğumuzun bildiği gibi yaşadığımız kâinat aslında fıtratın yansıması olarak entropiye meyletmektedir yani giderek daha düzensiz bir hal almaktadır. Bunu evrenin genişlemesinden ve evrenin mutlak sıcaklığının yükseliyor oluşundan çıkarabiliriz. Dini metinlerde Cennetin tasviri yapılırken Düzenli vurgusu önemlidir. Buradan anlaşılabilecek olan şey ahirette entropiye meyleden değil, kararlı olma hâline yaklaşan bir ortam oluşudur. Ve bununla birlikte dünyadaki durumun da tesiriyle ruhun hızı sevmediği ve Cennet’in yeterince soğuk olduğu yorumu yapılabilir. Cehennem'in tasvirlerine baktığımızda ise bütün yangınlardan daha sıcak ve ebedi olduğu vurgusu vardır. Buradan çıkacak olan sonuç ise ruhun entropiden çok azap duyduğu ve kararlı hale algılayabileceğimizden çok daha yoğun bir şekilde meylettiği olabilir.
Bu metin dinî-tasavvufi konuları çok merak eden ve bunun modern bilimdeki karşılığını arayan kişiler için kılavuz niteliğinde olabilir ve faydalı çıkarımlar yapmanızı sağlayabilir.
Yazan: Emre Pelit
Yorumlar
Yorum Gönder
You can say your thoughts completely free. Never be agraid of anything.