Evrenin Dipsiz Kuyuları: Solucan Delikleri

                                             Evrenin Dipsiz Kuyuları:

                      Solucan Delikleri





Solucan delikleri; ilk olarak Einstein tarafından varlığına dair yorumların yapıldığı ama günümüzde çoğu kişinin varlığını kabul etmekte zorlandığı; bizlerin nükleer fizik ve foton fiziği denklemlerinden kat’i surette mümkün olduğuna inandığımız ve bu denklemlerin bizleri ulaştırdığı sonuç olarak kabul ettiğimiz bir fiziksel oluşumdur. 

İsterseniz öncelikle foton fiziği hakkında biraz detaylandırma yapalım:

Şöyle ki bilindiği gibi karadelikler hipernova sonucu oluşan ve gravitasyonun inanılmaz derecede yoğun olduğu bir mevhumdur. Karadeliklerin içine çektiği cisimler görünürlüklerini kaybederler ancak hala mevcutturlar. Sadece ışıma yapamazlar çünkü herhangi bir ışık ışınının karadeliğin gravitasyonundan kaçması mümkün değildir.          Bu da şöyle bir sonuca ulaşılmasını sağlar: “Işık maddesel bir niceliktir ve eğer yeterli teknoloji olsa fotonların az da olsa bir kütleleri olduğu görülecektir.” 

Bunu şu yolla ispat etmek mümkündür: Bilindiği üzere elektromanyetizma ışık ışınlarının yaydığı enerjiyle ilgilenir. Maddesel olmayan bir varlık enerji yayamayacağı için elektromanyetik bir dalga olan ışığın maddesel olduğu sonucuna ulaşılır. Ama ışığın kütlesine hala inanmadıysanız bitkilerin fotosentezde kullandıkları Güneş ışığını nasıl enerji formatında kimyasal tepkimelere parametre olarak ekleyerek bunu gerçekleştirdiğini veya Güneş enerjisi sistemlerinin neden gündüz daha iyi çalıştığını açıklamak durumundasınız. 

Yani aslında enerjinin maddesel bir nicelik olduğunu söyleyebiliriz. Sadece ışıma yapmadığı için gözle görünmez. 

Bu kadar detaylandırma yeterliyse solucan delikleri hakkındaki konuya geri dönelim. 

Şimdi bilindiği gibi CERN’de bilim adamları nükleer fizik çalışmaları yapmaktadır ve geçmişteki bir deneyde tüpte bir anomaliyle karşılaşmışlardır. Bu durum tüpte hareket halindeki bir fotonun çok küçük bir zaman diliminde gözden kaybolması olmuştur. Fizikçiler bunu ışınlanma olayının bir örneklemi olarak addetseler de bu konuda derin fikir ayrılıkları olmuştur. 

Acaba bu durum ışınlanmanın mümkün olup olmadığı hakkında bilgi verir mi düşüncelerinin arasında bunun bir bakıma solucan delikleri hakkında da bilgi verebileceği düşüncesi oluşmuştur. Gerçekten ışık hızından daha büyük hızda bir oluşum aradaki mesafeye bağlı olmadan uzayın farklı bir boyutuna geçebilir mi?

Işık hızına ulaşan bir cisim E=m*c^2 denklemine göre uzayda bükülmeye yol açabilir ama daha hızlı bir parçacık acaba hangi durumla karşılaşır? Acaba solucan delikleri belli bir konumda değil de ışık hızını aşan herhangi bir cisim için mümkün olabilir mi?

Günümüz fiziğinde ışık hızına yaklaşan cisimler için zaman büyük ölçüde yavaşlar peki ışık hızının üstünde bir hızda hangi mekansal boyuta ulaşılır? 

Şöyle ki bence o hızda evrenin uzay-zaman boyutu dışında bir boyutsal düzleme ulaşılır diye düşünmekteyim.

Bununla birlikte ışık hızında ilerleyen herhangi bir cisim enerjiye dönüşür yani yine bir kütlesi olur ama ışıma yapmaz.

Dolayısıyla solucan delikleri aslında sadece hangi hızda ilerlendiğiyle alakalıdır diye düşünüyorum.


Yazan: Emre Pelit


Yorumlar

Popular letters

Her Şeyin Teorisi

Kuantum Mekaniği Üzerine Bir İnceleme

GÖKYÜZÜNDEKİ KUSURSUZ AHENK

Yaratılışın Başladığı Yer: Kalp

Zamanın Akışı Paradoksu